Dizüstü Bilgisayarınız Çalınırsa…

İlk bilgisayar 167 metrekarelik bir alanda kurulu 30 ton ağırlığındaydı. O zaman kimin aklına gelirdi bilgisayarların cebe girecek kadar küçüleceği ve hayatın vazgeçilmezleri arasına gireceği? Display Search araştırma şirketinin yaptığı bir araştırmaya göre 2008’in ilk çeyreğinde 31.108 Milyon dizüstü bilgisayar satılmış. Bu geçen yılın ilk çeyreğine göre 35% daha fazla [1]. Dizüstü bilgisayar kullanımı o kadar çok yaygınlaştı ki; artık hayatımızın bir parçası haline geldi. Dizüstü bilgisayarlar nereye gidersek gidelim yanımızdan ayıramayacağınız bir aygıt haline geldi. Bazen uzun bir yolculuğa çıktığımızda uçak veya otobus beklerken veya bir otel odasında evden uzakta bir yerlerde açıp işle, özel çalışmalarımızla alakalı bir şeyler yapmamızı sağlarken, bir kafede çayımızı yudumlarken kablosuz bir ağa bağlanıp haberleri takip etmemize, maillere bakmamıza veya mail atmamıza olanak sağlar. Peki hiç düşündük mü dizüstü bilgisayarımızı kaybetmemiz bize nelere mal olur? Türkiye’de yapılan bir araştırma göremedim ama Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre dizüstü bilgisayarların 10 da 1’i kullanım süreleri içerisinde çalınıyormuş [2]. Ben şahsen kendi yakınlarımdan iki kişinin dizüstü bilgisayarının çalındığını biliyorum. Daha ilginç olan çok yeni bir araştırmaya göre Amerikada havaalanlarında haftada 12,000 dizüstü bilgisayar kayboluyormuş. Bu da yılda 600 000 bilgisayar yapar[3].

Çalınırsa ne olur: Mali olarak size zarar verir. Eğer dizüstü bilgisayar işinizin bir parçası ise yenisini almak zorunda kalırsınız. Daha da kötüsü eger dizüstü bilgisayar işinizin bir parçası ve bir çok işi de evde yaparım diyerek dizüstü bilgisayarınıza değerli bilgi kaydettiyseniz. Çalındığında veya kaybolduğunda maddi kaybın yanında işinizle alakalı bir çok bilginin de kaybı söz konusu olabilir ki; bu bazen işinizle alakalı binlerce Ytl’lik zarara neden olmakla beraber kaybolan verilerin zararlı kisiler tarafından kullanılması ile sirketin prestij kaybı da soz konusu olabilir.

 

Bir örnek; 8 Ocak 2008 tarihinde İngiliz Kraliyet Donanma görevlisinin arabasından dizüstü bilgisayarı çalınmış. Bu bilgisayar içerisinde 600 000 askerin bilgisi, 3500 kişinin banka detayları,153 000 kişinin içerisinde pasaport bilgilerinin ve çeşitli diğer bilgilerin bulunduğu başvuru dosyası bulunuyormuş[4].

 

Yukarıdaki sadece tek bir dizüstü bilgisayar ama kaybedilen veri, kötü niyetli kişiler için paha biçilemez.

 

 

Bununla birlikte dizüstü bilgisayarınızı iş için değil de, kişisel olarak kullanıyorsanız değerli bir çok bilginizi kaybetmeniz olası. Bazen bütün bir geçmişiniz bilgisayarla birlikte gidebilir. Bir yazarın kitabını yazdığı dizüstü bilgisayarının çalınması sonucu televizyonlara yansıyan durumunu hatırlıyorum. “Bilgisayar onun olsun, bana yazılarımı ver” diyordu. Bunların haricinde şöyle bir dizüstü bilgisayarımıza baktığınızda yılların birikimi olan bir çok bilgi gözünüze çarpacak, ailenizle, arkadaşlarınızla çekildiğiniz fotoğraflar, videolar, güzel anlar hepsi dizüstü bilgisayarınızla birlikte kaybolabilir.

 

 

Nelere dikkat etmek lazım:

Çok basit ve biraz da komik gibi gelebilir ama Laptop çantaları birbirine benziyor. Standart çantalar çalınmaya veya çantaların karışmasına neden olabilir. Dizüstü bilgisayar çantanızı ayırt edecek dolayısıyla dizüstü bilgisayarın karışmasını engelleyecek etiket tarzı bir şey kullanılabilir.

 

Eğer dizüstü bilgisayarınızda önemli ve gizli tutulması gereken veriler varsa, tavsiye edilen hatta yapılması zorunlu olarak görülen önlem verilerin şifrelenmesi. Bu şekilde bilgisayar çalınsa bile, içerisindeki veriler çalan kişi tarafından ele geçirilemeyecek.

 

Bununla beraber dizüstü bilgisayar çalındıktan sonra hala çeşitli çözümler üzerinde çalışılmakla birlikte, çalınan bilgisayarın yerini bulabilmek için önerilen bazı çözümler de mevcut. Bunların genel çalışma prensibi, oluşturulan yazılım harddisk formatlansa (çalıntı dizüstülerde yapılan ilk işlem genellikle budur) bile kaybolmayacak şekilde Harddisk içerisinde düşük seviyede bir yere kaydediliyor ve antivirus programları da dahil olmak üzere bir çok tarama yazılımları tarafından farkedilmiyor. Program düzenli olarak izleme merkeziyle bağlantı kuruyor eğer dizüstü bilgisayarın çalındığı rapor edilmişse, o bilgisayar izlemeye alınıp gerekli devlet kurumlarıyla bağlantıya geçiliyor [5].

 

[1]http://www.chip.com.tr/konu/Dunyanin-en-cok-laptop-satan-sirketi-kim_7322.html

[2] http://www.cbronline.com/article_feature.asp?guid=C256F57D-6C54-4CA5-8181-142141ACC0AC

[3] http://www.geek.com/12000-laptops-lost-every-week-at-us-airports-20080707/

[4]http://www.sciencedirect.com/science?_ob=ArticleURL&_udi=B6VNT-4S3H495-3&_user=691352&_rdoc=1&_fmt=&_orig=search&_sort=d&view=c&_acct=C000038698&_version=1&_urlVersion=0&_userid=691352&md5=8ccdd77c80c3872b90c44c90fe13942e

[5] http://www.giac.org/certified_professionals/practicals/gsec/2641.php

1 Comment

Join the discussion and tell us your opinion.

  1. Yusuf Uzunay

    Evet Davut Hocamız çok güzel bir konuya değinmiş bulunmakta. Kendisi yazıyı çok uzun tutup okuyucuları sıkmamak adına biraz kısa kesmeye çalışmış. Ben yorumlar kısmına ekstra aklıma gelen önlemleri yazayım:
    1- Bana sorarsanız laptobu, laptop çantasına koymayın :)) Çünkü hırsızların dikkatini çekmiş oluyorsunuz. Şimdi çok güzel sırt çantaları çıkmış durumda. Sırt çantası kullanamayacak durumda iseniz en azından kullandığınız çanta ben laptop çantasıyım diye bağırmasa iyi olur.
    2- Tabiki öncelikle laptop çantanızı orta yerde bırakmamak ve devamlı gözönünde bulundurmanız şart.
    3- Son çıkan laptopların birçoğunda laptop kilidi bulunmaktadır. Gerçekten çok güzel. bir yerde çalışırken acil ayrılmanız gereken yerlerde bu kilidi kullanabilirsiniz.
    4- Laptobunuzun her zaman çalınabileceğini göz önünde bulundurarak mutlaka düzenli olarak yedeğini alınız. Tabiki yedeğini aldığınız medyayı da kimi arkadaşların yaptığı gibi laptop çantasının ön gözünde bulundurmayınız :)) Single Point of Failure…
    5-Yedeğini aldınız güzel, velakin öyle datalar var ki üzerinde, başka kimsenin görmemesi gerekiyor. O zaman bu dataları laptop üzerinde şifreleyiniz. Windows kullanıcıları, bunu en basitinde ilgili klasöre sağ tıklayıp, özellikler, gelişmişe gelerek yapabilir. Durum çok aşırı kritikse tabiki özel yazılımlar da satın alınabilir.
    6- GPS takabilirsiniz :)) sanırım ileride bütün laptoplar üzerinde buna benzer mekanizmalar olacatır.
    7- Eğer makinenizdeki dataların mahremiyeti çok önemli değil de laptobunuzun çalındıktan sonra yakalanma ihtimali daha önemliyse, Laptobunuza ŞİFRE VERMEYİNİZ. :)) Şimdi bunu söylediğim için bana gülebilirsiniz belki ama bu yöntem şu anlamda fayda sağlayabilir. Bir laptobun çalındıktan sonra yakalanabilme şansı olması için o laptobun bir şekilde bir yerlerle bağlantı kurması gerekir. Kendinize fason ve üzerinde herhangi bir arkadaşınızın olmadığı bir msn şifresi alabilir ve MSN’i bilgisayar açıldığında otomatik bağlanacak şekilde ayarlayabilirsiniz. Bu sayede acemi bir hırsız bilgisayarda ne varmış diye açmaya kalktığında, bilgisayara giriş şifresi olmayacağı için ve bilgisayar otomatik msn’e gireceği için en azından IP adresi microsoft kayıtlarına düşecektir. Siz de zaten laptobunun çalındığı için Savcılığa suç duyurusunda bulunacağınız için, savcılık kanalıyla bu kayıtların kontrol edilmesi ve eğer şanslıysanız kaynağa erişmek mümkün olabilecektir.
    8- Buraya kadar sayılanlar tabiki sizin kendi başınıza yapabileceğiniz şeyler. Bunun dışında Davut Hocamızın yazısının sonunda değindiği gibi bir takım firmaların özel yazılımlarını kullanarak önlem de alabilirsiniz.

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*
*